28 Mart 2010 Pazar

Keloğlan ile Prenses

Şimdi, Keloğlan evinde oturup düşünmekteymiş; "len! IQ 180 ama gel gör ki, eğitim sisteminin tırtlığı yüzünden köyde ineğe sineğe türkü yazar oldum" diye kendi kendine söyleniyormuş ki dın tıra dın tım tıra davul sesi kulağına çalınmış. Çıkmış bi bakmış; davulcu ulak; "Duyduk, duymadık demeyin. Padişahımızın biricik kızı Aykız, dermanı kimde, nerde bilinmeyen bir hastalığın pençesinde. İlmine, aklına, şifacılığına güvenen kopsun gelsin. Aykızı iyileştirebilene; padişahımızın servetinin yarısı birde Aykız bedava!" Keloğlan gülmüş "len" demiş "Padişahın kızını alsam zaten memleket benim len, ne servetin yarısı diyor bu yüksek desibel" demiş. Keloğlan anlamış o vakit bunlar biraz safça. Toplamış ne kadar bildiği ot varsa, bi diş sarmısak da almış yanına antibiyotik niyetine, çıkmış yola, varmış saraya. İkametgah, askerlik durum belgesi gibi bürokratik engelleri aşmış girmiş sarayın avlusuna. Birde ne görsün; uçmuş kelleler, deşilmiş bedenler. "len olm ya bu kafayla kral olacaksın ya da kafayı eline alacaksın demiş". Neyse çıkmış huzura ama tabi sadrazam tam kıl daha Keloğlanı görür görmez hemen "Kelin merhemi olsa kendi başına sürerdi. Hah Hah Haaayy!" demiş. Padişah şöyle bir bakmış; kelle+1. Bi süre sessizlik olmuş, ortalık temizlenmiş kanlar felan, padişah derin derin düşünüp bıyığını burarken sormuş; "bende de kellik var aslında. Bakma sen, kavuk var şimdi tepeler belli olmuyor. Kullandın mı şu ilaçlardan?". "Yok" demiş Keloğlan "Padişahım onların alayı yalan, fasa fiso ama görüyorum ki sizin yanlarda saçlar var biraz. Bence peruk taktırın, yıkayıp yıkayıp kullanırsınız. Bakın Erol Evgin'e  senelerce peruk kullandı, bir Allah'ın kulu da nemlenmedi olaya". "Doğru dedin aslında" demiş Padişah ve eklemiş "Haydi şu bizim kıza bir bakalım". "Hay Hay" demiş Keloğlan. Gitmişler. Piiuuuuuuuuuuuuuuvv, kokmuş Prenses. "Ölmüş len bu!" demiş Keloğlan "Ya ne olacağıdı! Yaşayanını bende diriltirim. Möhüm olan ölüyü diriltmek". Bi süre bakışmışlar; kelle+2...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder